ANASAYFA‎ > ‎Bozkır Merkez‎ > ‎Bozkır Bilgileri‎ > ‎

Bozkır Atasözlerinden Seçmeler

 

Atasözü; “Nesilden nesile geçerek, pratikte Türk insanına, çoğunlukla değişmez yargılar aracılığı ile atalarımızın hayat tecrübelerini, ilmi ve felsefi gerçekleri öğütler halinde sunan, az sözle çok anlam ifade eden kalıplaşmış ve çoğu mecazi olan sözler topluluğudur.”
Atasözlerimize, Türkçe’mizin ilk yazılı metinleri olan Orhun Kitâbeleri, Kaşgarlı Mahmud’un ünlü eseri Divân-ü Lûgat-it Türk, Kutadgu Bilig ve özellikle Dede Korkut Hikâyeleri’nde rastlanmaktadır. Bu atasözlerimiz; geçmişten geleceğe, atalarımızdan bugünkü nesillere kadar dilden dile, gönülden gönüle ulaştırılmıştır.
Atasözlerimizin önce mahalli, sonra millî olduğu hususunda Halkbilimciler ortak bir noktada buluşmaktadır. Bu sözler; özlü, yalın, kalıplaşmış, öğüt verici, gelenek ve göreneklerimizi, geçmişten aldığı terbiye esasları çerçevesinde günümüze yansıtan insanlarımızın hayatını düzenlemeye çalışan kurallar bütünüdür.
Bozkır’da söylenen atasözlerinin kaynaklarını tespit etmek zordur. Atasözlerimizin bir kısmı, ülkemizin diğer yerlerinde olduğu gibi, toplumumuzun güvendiği, bilgeliği olan bir büyüğümüzün dilinden doğmuş ve toplumumuzdaki genel geçerliliği sebebiyle nesilden nesile aktarılarak yaşatılmış, bir kısmı ise ne yazık ki kaybolup gitmiştir.
Bozkır Atasözleri’nde temel unsur insanımızdır. Hürriyet, işbirliği, mutluluk ve güzellik övülmekte; baskı, zulüm ve güzel olmayan her türlü unsur yerilmekte ve kınanmaktadır.
Bozkır Atasözleri’nde düzgün bir cümle kurularak atasözü yapılabildiği gibi; ikilemeli, üçlemeli, hatta dörtlemeli ölçülü söz gurupları ile de atasözleri söylenmiş ve bunlar günümüze kadar gelebilmiş durumdadır.

İkilemeli Bozkır Atasözüne;
“Anamın ekmeğine kuru,
Ayranına duru demem.”


Üçlemeli Bir Başka Atasözüne;
“Asıl azmaz,
Bal kokmaz.
Kokarsa yağ kokar.
O’nun da aslı ayrandır.”


Örnekleri verilebilir.


Bozkır mahalli ağzına göre Atasözlerimiz aşağıda sunulmuştur:


A-a
-Acemi gatır, gapı önüñde yük eñdirir.
-Aç adama dokuz yorgañ örtmüşler, gene de doymamış.
-Aç, anañ ise de kaç!
-Aç bırakma hırsız olur, çok söyleme arsız olur.
-Ağaca çıkañ geçiniñ, dağa çıkañ oğlağı olur.
-Ağır ol ki, beğ disinler.(desinler)
-Amañ dayım, amañ dayım, hirkesteñ (herkesten) aldım payım.
-Anamıñ ekmeğine guru, ayranına duru dimem. (demem)
-Añız battı, gış bastı.
(Bu atasözümüz; anız toprağa karışınca, artık kış mevsimi başlar anlamı
taşımaktadır.)
-Aptal gatıra biñiñce beğ oldum, şalgam aşa giriñce yağ oldum sanneder.(zanneder)
-Asıl azmaz, bal gokmaz. Gokarsa yağ gokar, o’ñuñ da aslı ayrañdır.
-At ile avrat yiğid efenin bahtına.
-Az yiyeñ az üyür, çok yiyeñ zor üyür.(uyur)


B-b 
-Basamaksız merdivaña (merdivene) çıkılmaz.
-Baş nire (nereye) giderse, ayak ta oraya gider.
-Batı taraftan güneş kızardığında öküzü yemle, doğu taraftan güneş kızardığında tazıyı
çulla.
(Bu Bozkır Atasözümüzle; “güneşin batı yönünden kızardığı görülünce; öküz yemlenip tarlaya sürülmeli, bağda, bahçede ve tarlada çalışmanın tam zamanının geldiği, ancak güneşin doğu yönünden kızardığı görülünce çalışmaya tedbir getirmenin zamanı gelmiş olup, evde istirahat edilmeli –varsa- hayvanlar dinlendirilmelidir” anlamı dile getirilmeye çalışılmıştır.)
-Besledik böyüttük danayı, tañımaz oldu anayı, babayı.
-Bindik bir âlâmete, gediyoruyuz gıyamete.
-Bir gayın, biñ goyun.
-Boğazı böyük olañıñ dostu olmaz.


C-c –Ç-ç
-Canavar govacak köpeğiñ kuyruğu omuzuñda olur.
-Çığrılañ yire irinme (erinme), çığrılmayañ yire görüñme.
-Çalışanıñ dodağı (dudağı) yağlıymış, irineniñ (erinenin) başı ganlıymış.
-Çayın kiñarına çeşme yapılmaz.
-Çok gazanañ değil, az harcayañ zengin olur.


D-d
-Daldırma çakalı, yoldurma sakalı.
-Diliñi dut (tut), verdiğimi yut.
-Doğru sallanır, ama düşmez. (yıkılmaz)
-Düğün bizim, oyna gızım.


E-e
-Ecel señle mahkimem (mahkemem) var, her nire gettimse uğurum kestiñ.
-Ekmek Padişah, pilav vezir. Gerisi vazur, vuzur
-Ekmeğiñ böyüğü, hamuruñ böyüğündeñ olur.
-El ayranı yürek soğutmaz.
-El atıña bineñ çabuk ener.(iner)
-Elbiseñ yamalı, amma temiz olsuñ. Eliñ guşağıyıñ altına sığmasıñ. Garnıñ tok olsuñ.
-Eliñ gazanıylañ (kazanıyla) aş gaynamaz (kaynamaz).
-Er ekmeği meydañ ekmeği, gardeş ekmeği zindañ ekmeği.
-Erkek goç bere götürmez. (Erkek adam keder ve merak götürmez anlamında)
-Erkek merkep ölürse tasması galır. Dişi merkep ölürse sıpası galır.
-Eviñi temiz dut, misafir gelebilir. Gendiñi temiz dut Ezrail gelebilir.
-Evlenecek oğlañ; “Aydın’a getsem” dir. Evlenecek gız; “ah ölsem” dirmiş.


F-f
-Fakırıñ (fakirin) doğurduğu ya gız, ya oğlañ. Zenginiñ doğurduğu ya beğ, ya hanım.
-Fasülye gabak, başka lâfa bak.


G-g
-Gafayıñ almadığı yire,(yere) gövdeñi yirleştirmeye galkma.
-Galıp gıyafet, köpeklere ziyafet.
-Galkacağın yire oturma.
-Geliñ ata biñer, gör kime gider.
-Gök geçiyi gören, içi dolu yağ sanır.
-Göñülsüz davara gideñ köpeğiñ, davara hayırı olmaz.
-Göz baktığı yiri yakar, yıkar.
-Gırkı çıktı, gorku getti.
(“Kırkı çıktı, korku gitti” şeklindeki bu atasözümüz; yeni doğmuş olan çocukların kırk
gününe kadar çeşitli tehlikelerle karşı karşıya kalabileceğini, bunun için anne ve babanın korkulu bir kırk gününün bulunduğu, kırk günün dolmasından sonra korkunun biteceği inancı ile söylendiği bilinmektedir.)


H-h
-Ham miyve, okka virmez.
-Harman yel ilen, (ile) düğün il’leñ (el ile) olur.

I-ı – İ-i
-Isıracak it dişini göstermez.
-Ismarlama dua gabul oluñmaz.
-İki gaynar bir coşar, Uluğ’un aşı tez bişer.
-İki desti dokuşunca elbet biri gırılır.
-İnanma dostuna, samañ doldurur postuna.
-İnsan gölüne göre yüzer.
-İplik bükülük, işlik dikilik.
(Günümüz için söylenen bu sözde; her şey hazır durumda, parası olana her şey çarşıda pazarda mevcut durumdadır. Eskiden olduğu gibi bir şey almak için fazla zahmete gerek yoktur, yeter ki para olsun fikri anlatılmak istenmiştir.)


K-k 
-Keller yağırlar, birbirini ağırlar.
-Kinit (kilit) dost içindir.


M-m
-Mal alanıñ, pekmez satanıñ.
-Mal, alınırkaña gazanılır.
-Malda goyunu, akrabada gayını sev.
-Mıh çıkar, emme (ama) yeri kalır.


N-n
-Nerde birlik ve beraberlik, orda dirlik ve düzeñlilik.
-Niyetler hayırsa, agıbette (akibet,gelecek) hayır olur.
-Nurayı dosttañ, doğru lâf iden düşman eyidir.
(Gösteriş için güzel, doğru ve iyi iş yapar gibi görünen iki yüzlü dosttan, sözü doğru
düşman iyidir.)
O-o –Ö-ö
-Of dime, Allah di.(de)
(Bir insan sıkıntıya düştüğünde of dememeli, sıkıntısını gidermek için Allah demeli
anlamındadır.)
-Oğlañ anasını, inek danasını bilir.
-Oğluñula ordu, gızıñıla gomşu ol.
-Oğlunu döğmeyen, kesesini döker.
-Öcü oldu, böcü oldu, besleyemedim güç oldu.
-Öndüç (ödünç), güle güle gider, ağlaya ağlaya gelir.
-Ölü evine gideñ ağlar, düğün evine gideñ oynar.
-Ölünceye gadar yaşayacağıñı yoruluncaya gadar ara.

P-p
-Para gonuşmayı, elbise yörümeyi öğretir.
-Peynir ekmek, hazır yimek.(yemek)


R-r
-Rüzgar esmeyince, yaprak kıpırdamaz.
-Rüşveti sokmañ gapıya, insafı çıkarmañ bacaya.

S-s –Ş-ş
-Saç sefadañ, dırnak da cefadan böyür.
-Sarımsağı gelin etmişler, gırk gün gokusu çıkmamış.
-Soran dağı aşar, sormayañ yazı da (ova da) şaşırır.
-Soyuk, dirhem dirhem girer, batmañ batmañ çıkar.
(Soğuk; insana ince ince girer, insan bunun farkına varamaz. Soğuk vücuda yerleşince,
insanda çeşitli hastalıklar oluşur. İnsan soğuğun sebep olduğu bu hastalıklardan çok geç ve çok zor kurtulur. Soğuğa dikkat etmek gereklidir anlamında atalar sözüdür. Burada adı geçen dirhem; eski bir ağırlık ölçüsü birimi olup, okka’nın (okka: 1.283 gram oranında eskiden kullanılan bir ağırlık ölçüsü birimidir.) dört yüzde biri olan 3.25 gram ağırlığındaki miktardır. Batman ise; iki okka ile sekiz okka arasında değişen bir ağırlık ölçüsü olarak eskiden kullanılan bir birimdir.)
-Şeytanıla (şeytanla) bir çuvala girilmez.
-Şeytanıla gabak ekenin, gabak başına patlar.


T-t 
-Tatıñ diliñden anası añnar.(anlar)
-Tatlı tatlı yimenin, acı acı geğirmesi olur.
-Terazi dartıylan (tartı ile), her şey vaktıylan.(vakti ile)
-Topal geçiyneñ (keçi ile), yaylaya göçülmez.
-Toprağı işleyen, ekmeği dişler.


U-u –Ü-ü
-Uykuya sarılañ, rızıktan mahrum kalır.
-Üveye etme özünde bulursuñ, geliniñe etme gızıñda bulursun.

V-v
-Var evi kerem evi, yok evi verem evi.
-Virirseñ doyur, vurursañ duyur.
-Vücut gocar, gönül gocamaz.
Y-y
-Yalıñız daş duvar olmaz .(Yalnız taş duvar olmaz.)
-Yazıñ başı pişenin, gışın da aşı bişer. (pişer)
-Yazıñ guru ot, gışa gatık olur.


Z-z
-Zenginin horuzu (horoz) bile yumurtlar.




Comments